hong kong gezisi ve izlenimlerim

gezi maksadıyla geldiğim hong kong’da 2 yıldan fazla süre geçirdim, o yüzden buna ne kadar gezi denebilir bilemiyorum.

hong kong’a ilk gidişim kazakistan’da çin vizesi alamam üzerine oldu. aslında niyetim urumqi üzerinden trenle gezerek hong kong’a daha doğru inmekti ancak dediğim gibi türk vatandaşı olmanın handikapları yüzünden uçakla gitmek zorunda kaldım.

hong kong her ne kadar çin’e bağlı bi yer olsa da kendi içişlerinde serbest, özerk bi bölge. kesinlikle çin halk cumhuriyeti’nden çok farklı bir şehir devleti. bu farklılığın sebepleri tarihe dayanıyor. kısaca tarihçesini anlatayım, ingilizlerle çinliler 1800’lü yılların ortalarında esrar ekimi konusunda anlaşmazlığa düşüyorlar. bunun üzerine ingilizler hong kong’a saldırıyor. 1842’de imzalanan nanking anlaşmasıyla hong kong bölgesi ingilizlere bırakılıyor.

ikinci dünya savaşı’nda japon işgali altında kalan bölge savaştan sonra, 50 yıl sonra çin’e geri verilmek şartıyla tekrar britanya’ya bağlanıyor. aşağı yukarı 150 yıl ingiliz idaresi altında yaşayan halkın çin’deki soydaşlarına göre farklı alışkanlık ve kültürlere sahip olması doğal karşılanmalı.

asya kıtasındaki en büyük rakibi singapur ile birlikte dünyanın en gelişmiş 2 şehir devletinden biri olan hong kong, ne kadar çin’e bağlı olsa da kendi vize yönetmeliğini uyguluyor. bu konuda o kadar bağımsızlar ki, yabancı ülke vatandaşlarının çoğu hong kong’a vizesiz girebilirken çin halk cumhuriyeti vatandaşlarından vize isteniyor. hong kong’a seyahat edecek türk vatandaşları da vizeden 90 güne kadar muaf. vize hong kong’da büyük sorun değil, hong kong vizeniz bitmeden 1 gün önce feribotla çin’e bağlı bir diğer özerk bölge olan makao (macau) adasına geçip geri dönerek bi 90 günlük daha vizeye sahip olabiliyorsunuz.

içerik:

hong kong nasıl bi yer? hong kong yaşanacak bir yer mi?

yazının girişinde de belirttim, hong kong dünyanın en gelişmiş 2 şehir devletinden biri. her alanda dünyanın en gelişmiş teknolojilerine sahipler. hong kong yaşanacak bi yer ancak bu biraz ekonomiye bağlı. hong kong’da yaşamak için yüksek gelir sahibi olmanız gerekiyor.

gençlerin neredeyse tamamı ve yerel halkın %90’ı ingilizce biliyor ancak günlük yaşamlarında çince konuşmayı tercih ediyorlar. hong kong’da konuşulan çince, çin halk cumhuriyeti’nde konuşulandan farklı. hong kong’un da içinde bulunduğu guangdong bölgesinde kullanılan geleneksel çince yani cantonese dilini konuşuyorlar. ancak dediğim gibi, herkes ingilizce bildiği için dil konusunda pek sıkıntı yaşayacağınızı sanmıyorum.

hong kong’da toplu taşıma çok gelişmiş. otobüslerin çoğu 24 saat çalışıyor. gece 12’den sonra seferler seyrekleşse de vasıta bulmak mümkün. ayrıca hong kong metrosu dünyanın en gelişmiş yeraltı ulaşım sistemlerinden birisi, şehrin merkezinden çin sınırına kadar uzanıyor.

hong kong gezisi, victoria tepesi hong kong

(hong kong victoria peak, tramvayla çıkılıyor)

hong konglular nasıl insanlar?

hong kong’un 150 yılı aşkın süre boyunca ingiliz idaresi altında yaşaması halka sirayet etmiş. yabancılara karşı iyi gözle bakıyorlar. hong konglular genelde dürüst, çalışkan ve biraz utangaç insanlar. geneli açık görüşlü. planlı ve programlı yaşıyor. ilginçtir, yabancılara karşı bu kadar olumlu olan hong konglular çin ile birleşmeye veya çin halk cumhuriyeti’nden turist gelmesine tamamen olumsuz bakıyorlar.

çoğu kültürlü insanlar ancak konu çin’e gelince hepsi farklı bi ruh haline bürünüyor. çoğu çin’e gitmekten korkuyor. çinlilerin kendilerini kesip yiyeceğini, öldüreceğini veya soyacağını düşünenlerin sayısı hiç az değil. çin’de herşeyin kötü olduğunu düşünüyorlar. gençlerin büyük çoğunluğu kendisini çinli olarak görmüyor.

genel olarak hong kong’da bütün yerleşim birimleri çok ufak. eh, bu durum otel ve hostellere de yansımış. yerleşim birimlerinin ufak olmasının sebebi ufacık şehrin üzerindeki aşırı nüfus yükü. istanbul’un ancak 4’te 1’i kadar bi alana kurulmuş olan hong kong’un nüfusu resmi olarak 8 milyon. bunun içine çeşitli ülkelerden ve çin’den gelip kaçak yaşayanlar dahil değil. ancak bu kadar kalabalığa rağmen şehirde büyük bir trafik problemi olmaması ve insanların büyük çoğunluğunun özellikle toplu taşımayı tercih etmesi hong kong’un ne kadar gelişmiş bi yer olduğunun en büyük göstergesi.

hong kong’da alışveriş bi çılgınlık. gelen turistlerin büyük bir kısmı zaten alışveriş için geliyor. dünyaca ünlü markaların en önemli ürünleri ilk önce hong kong’da satışa çıkıyor. buna apple’ın ürünleri de dahil. hong kong’da alışveriş uygun çünkü vergi yok. dolayısıyla kaliteli ürünlerin fiyatlari çoğu ülkeye nazaran daha ucuz. özellikle elektrik-elektronik aletler için alışveriş yapılması gereken yer japonya’dan sonra hong kong.

hong kong seyahati

hong kong’da yaşam pahalı mı? hong kong’da günlük ne kadar harcarım?

hong kong’da yaşam pahalı. pahalı diyorum, ülkemize nazaran bayağı pahalı. en basitinden hong kong’da konaklama fiyatları yılın hangi mevsimi gittiğinize göre değişmekle birlikte en ucuz 20-30$’dan başlıyor. ben konaklama için genelde tsim sha tsui’de bulunan mirador mansion’un içerisindeki guest house’ları tercih ettim. tsim sha tsui’nin avantajı bütün turistik aksiyonları aynı mesafede yakın olması.

bu arada bu fiyatlara bahsettiğim yerlerde lüks olarak pek bişey beklemeyin. daha önce de söylediğim gibi, aşırı nüfustan ötürü hong kong’da bütün yerleşim birimleri ufak. en lüks otelde tutacağınız odanın boyutu bile 3-4 metrekareyi geçmeyecektir. hong kong’da ev tutmayı düşünüyorsanız aylık kiralar 600 amerikan dolarından başlıyor. eh, bu fiyata olan evler de genelde şehir merkezine veya metrolara çok yakın olmuyor. ayrıca evler genelde eşyasız oluyor.

konaklama dışında yeme-içme kısmı da diğer asya ülkelerine nazaran daha tuzlu. bütçeniz kısıtlıysa seven eleven ve benzeri marketleri öneririm. buralarda ucuz hazır yemekler bulabilirsiniz. ayrıca marketin içerisinde bulunan mikrodalga makinesi, ekmek kızartma makinesi gibi aletleri ücretsiz kullanarak yemeğinizi hazırlama şansınız da var. diğer türlü restauranlar çok ucuz değil. hong kong’da 4 tane türk lokantası var ancak yemekleri çok iyi değil. ben genelde wan chai’de bulunan istanbul express’i tercih ediyordum. 24 saat açık. burada çalışan antepli usta gerçekten kebap konusunda çok başarılı. ismini hatırlayamadım şimdi, affetsin. :blush:

yemek için ufak lokantaları öneririm, genelde uygun fiyatlara dim sum, siu mei gibi geleneksel hong kong yemeklerini deneyebilirsiniz.

ulaşım ve toplu taşıma için fiyatlar normal. gider gitmez havalimanında bulunan information bankosundan express travel pass almanızı tavsiye ederim. kartın fiyatı 35 amerikan doları ancak 3 gün boyunca bütün toplu taşıma araçlarında kullanabilirsiniz. daha sonra kartı geri verdiğinizde paranızın bir bölümünü iade ediyorlar.

eğer hong kong’da uzun süre kalacaksanız octopus kart almanızı öneririrm. bu kartı sadece ulaşım için değil ayrıca seven eleven gibi marketlerde alışveriş için de kullanabilirsiniz. express travel pass gibi bu kartın da bi depozitosu var.

hong kong’da gece hayatı görece normal fiyatlarda. yani alelalde bi avrupa ülkesinde neyse o. benim hong kong’da günlük masrafım 50-60 amerikan dolarını geçmiyordu. tabi ben yemekleri seven eleven’dan yemeyi tercih ediyordum, ayrıca alışverişe çok düşkün birisi değilimdir. benim 50 dolarlık bütçeme tek başıma kaldığım, duşu içinde olan oda ve günlük yeme-içme, sigara, bira masraflarım dahil. yaşam tarzınıza bağlı olarak bu fiyatlar yükselebilir, düşebilir.

hong kong seyahati

hong kong’da iş imkanları neler?

hong kong’da yerleşik yaşayan türklerin çoğu restaurant ve yemek sektöründe çalışıyor. bunun dışında elektronik alet, telefon ve tablet ticareti yapan ve yıllardır hong kong’da bulunan türklerle de tanıştım. ancak çoğu ürünleri çin’den getiriyor, hong kong’da satıyor.

anadili ingilizce olan yabancılar için hong kong’da her daim iş imkanı var ancak biz türklerin çok fazla seçeneği yok.

hong konglular türkiye ve türkler hakkında ne düşünüyor?

koca bir hiç. hong kongluların çoğu türkiye’nin yerini bile bilmiyor. bilenler arap ülkesi olup olmadığından emin değil. bunun sebebi hong kong’da türkiye namına bulunan tek şeyin kebapçılar olması. dünyaya ithal ettiğimiz tek şey kebap maalesef. güzel yanı, türkiye’ye karşı önyargıları yok.

burada ufak bi anektod anlatayım. hong kong’a ilk giderken yanıma mısırlı bi çocuk oturmuştu ve muhabbete başlamıştık. kendisi bana yıllardır hong kong’da kaldığından bahsetmişti. pasaport kontrole onunla birlikte girmemi, yoksa girişte sıkıntı çekebileceğimi söylemişti. hong kong’da oturumu olduğundan bahsedip saatlerce hava atmıştı. her neyse, hong kong’a varıp pasaport kontrole girdiğimizde mısırlı arkadaşı sorguya aldılar, bana hiçbir şey sormadılar. :blush:

hong kong seyahati

peki ya hong konglu kızlar?

yazılarımda bu bölümünde kızları değerlendirirken salt güzelliği ölçü almıyorum. daha önceki yazılarımda söylemişimdir, asyalı kızları ayrı bir severim. ancak asya için bi liste yapmam gerekirse hong konglu ve çinli kızları ilk üçe koymam. güzellik göreceli bi kavram, ancak hong konglu kızları çok çekici bulduğumu söyleyemem. ancak çoğu utangaç ve terbiyeli. yine çoğu açık görüşlü. yabancılarla tanışıp arkadaş olmaya sıcak bakıyorlar.

utangaç olanları için ekstra çaba sarfetmeniz gerek. hong kong’un dünyanın en önemli alışveriş noktalarından biri olmasından mütevellit hong konglu kızlar giyim-kuşama önem veren, modayı takip eden insanlar. şehrin her yerinde bulunan alışveriş merkezlerinde kosmetik dükkanları her daim dolup olması da bunun göstergesi.

bunun dışında hong kong’da bakıcı, dadı olarak çalışan endonezyalı ve filipinli kızlarla tanışmaktan çekinmeyin. :blush: hepsi gayet sıcakkanlı, dost canlısı.

hong kong seyahati için ortalama kaç para gerekli?

öncelikle hong kong coğrafi olarak ülkemize uzak bi yer. bi kaç ay öncesinden rezervasyon yaparsanız 600-700$ arası fiyatlara gidiş dönüş bilet yakalamanız mümkün. bu konuda qatar airways gerçekten başarılı. doha aktarmalı uçuşlarda hong kong için bayağı uygun fiyatlı biletler var.

hong kong’a alışveriş için geliyorsanız çok parayla gelin derim. hong kong’da insan alışveriş yaparken kendini kaybedebiliyor. ünlü markaların cazip fırsatları ve en yeni ürünleri derken insanlar deli gibi harcama yaparken buluyor kendini. ancak amacınız salt gezmek, eğlenmek ise günlük 75-100$ civarı bi bütçe sizin için yeterli. bunun içerisinde konaklama, yeme içme ve toplu taşıma dahil. ilk hong kong seyahatimde 1 hafta için 750$’lık bi bütçem vardı ve bana yetmişti. ancak ben gece hayatına biraz düşkünüm, eğer sizin böyle bi alışkanlığınız yoksa seyahatinizi daha da ucuza mal edebilirsiniz.

hong kong seyahati, hong kong disneyland

hong kong’da gezilecek, görülecek yerler neresi?

hong kong’da gezilecek, görülecek çok yer var. bence hong kong’a seyahat düşünüyorsanız çin yeni yılı zamanını denk getirmeye bakın, hong kong geziniz tam bir festival havasında geçecektir. ayrıca bahar bayramı yada fener bayramı dedikleri çin adetlerine göre kutladıkları bi bayram var. bu bayram süresince causeway bay’de bulunan victoria park’ta türlü eğlenceler oluyor. gelelim hong kong’da nereleri gezip, görmeniz gerektiğine:

  • victoria peak – victoria tepesi: hong kong’un en güzel manzarası buradan izleniyor. victoria peak’e çıkmak için en ideal saat öğleden sonra 4. gün batımıyla birlikte harika bir manzara var, herkesin ölmeden önce görmesi gerek diye düşünüyorum. haftasonları çok kalabalık olabilir, o yüzden haftaiçini tercih edin.

  • disneyland: evet, hong kong’da bir disneyland var. inşaatı hala tam olarak tamamlanmamış ama hizmet veriyor. ben bi kere gittim, giriş ücreti gün boyu bilet için 60-65 amerikan doları. çocuklar için indirim var ama detaylarını bilemiyorum.

  • tsim sha tsui: binlerce elektronik mağazasına ev sahipliği yapan bi bölge. özellikle nathan road alışveriş için güzel bi yer. mirador mansion ve chungking mansion ‘da uygun fiyata konaklama imkanları bulabilirsiniz. tsim sha tsui bölgesinde genelde hintliler yolunuzu kesip rehberlik etmek isteyecektir, hiçbir şey olmamış gibi yolunuza devam edin. ayrıca burada alışveriş yapacaksanız dikkat edin ve pazarlık yapın. dil bilmeniz önemli değil, hesap makinesi üzerinden dil bilmeseniz de pazarlık yapabiliyorsunuz. ticaret anlayışları çok gelişmiş. aldığınız ürünün garanti belgesini, faturasını isteyin. bazen tatsız olaylar olabiliyor.

  • 3d müzesi: harika bir deneyim. 3d sanat eserlerini geziyorsunuz. göz yanılmaları etkileyici.

  • kowloon park: hong kong’un en güzel parklarından bi tanesi. yakınlarında büyük bir camii de var. özellikle haftasonları çok canlı.

  • lantau adası: hong kong’un el değmemiş yerlerinden birisi. doğal güzellik olarak tavsiye ediyorum. hong kong’da yaşanan keşmekeşle ters orantılı olarak burası gayet sakin, kırsal bir bölge. balık tutmak için ideal. ayrıca lantau’da konaklamak hong kong şehir merkezine göre çok daha ucuz.

  • yan chau tong marine park: bisiklet kiralayabileceğiniz, yürüyüş yapabileceğiniz harika bir yer.

  • ocean park: disneyland’in alternatifi. içerisinde çok büyük bir roller-coaster treni var. disneyland’den biraz daha ucuz bir eğlence merkezi.

hong kong seyahati, hong kong disneyland

(hong kong’da bulunan disneyland)

ne yer, ne içer bu hong kong’lular? yemek kültürü bize uygun mu?

tıpkı diğer asya ülkeleri gibi hong kong’un da kendine has bir mutfağı var. yemek kültürleri bize pek benzemiyor. ülkemizde çoğu insanın zannetiği gibi kedi-köpek kesip türlü haşeratları, böcekleri yemiyorlar. hong kong’un her köşesinde seven eleven var. seven elevenlar pizza’dan tutun dondurulmuş tavuklu pilava kadar pek çok seçeneği çok ucuza barındırıyor. bunun dışında japon ve hint restaurantları şehrin her yerinde mevcut. ayrıca fastfood restaurantlar da yaygın.

hong kong’un geleneksel yemeklerine gelirsek, dim sum dedikleri mantıya benzer bir yemek var. içinde domuz eti olmadığından emin olun. fiyatı çok ucuz ve her yerde bulunuyor. acı sosla çok güzel oluyor.

siu mei‘yu denemenizi öneririm, genelde domuzdan olan ancak isteğinize göre ördek etiyle de yaptıkları bi kavurma türü. tong sui diye tatlı bir çorbaları var. ayrıca geleneksel noodle restaurantları çok ucuz. her türlü makarna – eriştenin tadına bakabilirsiniz.

son söz…

yazının genelinde de bahsettiğim gibi, hong kong gerçekten çok gelişmiş bi yer. kendine has kültürünün yanında 150 yıllık ingiliz yönetiminin de etkisiyle tam bir doğu-batı sentezi. bu kadar çok yabancıya ev sahipliği yapmasına rağmen kendi kültürlerini önemli ölçüde korumuş, güzel bir şehir ve değişik bir deneyim. her gezginin muhakkak bir kez bulunması gereken bi yer.

iyi seyahatler.




bu yazıyı paylaş